https://www.facebook.com/share/1G1vAGANMZ/?mibextid=wwXIfr
BASIN AÇIKLAMASI
Kanlı Maraş Katliamı: Alevilere Yönelik Planlı Bir Vahşet, Cezasız Bırakılmış Bir İnsanlık Suçu
Kanlı Maraş’ta 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşanan ve doğrudan Alevi yurttaşları hedef alan katliam, Türkiye tarihinin en karanlık, en utanç verici ve en ağır insanlık suçlarından biridir. Bu katliam; rastlantısal bir toplumsal olay değil, Alevi kimliğini ve inancını yok etmeyi amaçlayan, önceden planlanmış, organize edilmiş ve sistematik bir saldırıdır.
Bu süreçte hedef alınanlar özellikle Aleviler olmuştur. Alevilere ait evler günler öncesinden işaretlenmiş, Alevilerin yaşadığı mahalleler tespit edilmiş, saldırılar bu bilgilere dayanarak planlanmıştır. Katliam başladığında Alevi kadınlar, Alevi çocuklar, Alevi yaşlılar ayrım gözetilmeksizin hedef alınmıştır.
Bebekler öldürülmüş, kadınlar yakılmış, Alevi aileler evlerinin içinde diri diri katledilmiştir. Alevilere ait evler ateşe verilmiş, işyerleri yağmalanmış, Alevi inancının mekânları olan cemevleri tahrip edilmiştir.
Kanlı Maraş’ta yaşananlar, yalnızca bireysel cinayetler değildir; Alevilere yönelik kolektif bir yok etme girişimidir. Bu vahşetle birlikte yalnızca insanlar değil, Alevi inancı, Alevi kültürü ve Alevilerin birlikte yaşama hakkı hedef alınmıştır.
Resmî rakamlar sınırlı sayıda can kaybından söz etse de; tanıklıklar, insan hakları raporları ve bağımsız araştırmalar, katledilen Alevilerin sayısının çok daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Çok sayıda Alevi yurttaşın kayıtlara dahi geçirilmeden defnedildiği, bazı Alevi cenazelerinin hâlâ bulunamadığı bilinmektedir. Bu durum, Kanlı Maraş Katliamı’nın boyutlarının bilinçli biçimde gizlendiğini göstermektedir.
Katliamın ardından Kanlı Maraş ve çevresinde yaşayan Alevi nüfus, sistematik bir korku ve tehdit altında bırakılmıştır. Binlerce Alevi ailesi evlerini, mahallelerini ve köylerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu zorunlu göç, Alevilerin bölgedeki tarihsel varlığını neredeyse ortadan kaldırmıştır.
Bugün gelinen noktada, katliam öncesinde belirli mahallelerde ve ilçelerde güçlü bir varlık gösteren Alevi nüfusun dramatik biçimde azaldığı, bu azalmanın doğal değil; şiddet ve ölüm yoluyla yaratıldığı açıktır.
Bu yönüyle Kanlı Maraş Katliamı, yalnızca bir katliam değil; Alevilere yönelik soykırım niteliği taşıyan sonuçlar doğurmuş tarihsel bir suçtur.
YARGI SÜRECİ: ALEVİLER İÇİN ADALETİN SAĞLANAMADIĞI BİR TARİH
Kanlı Maraş Katliamı sonrasında açılan davalar, Aleviler açısından adaletin nasıl sistematik biçimde engellendiğinin açık bir göstergesidir. Olaylara karıştığı bilinen yüzlerce kişi olmasına rağmen, soruşturmalar yıllarca sürüncemede bırakılmış, deliller toplanmamış, Alevi tanıklar korunmamış, gerçek sorumluların büyük bölümü yargı önüne çıkarılmamıştır.
Kanlı Maraş Davaları yıllar boyunca farklı illere taşınmış, dosyalar parçalanmış, süreç bilinçli biçimde uzatılmıştır. Bu süreçte:
– Alevilerin katledilmesinde rol alan birçok sanık serbest bırakılmış,
– Bazıları ceza indirimlerinden yararlanmış,
– Bazı dosyalar zamanaşımı gerekçesiyle kapatılmış,
– Alevilere yönelik bu suçların gerçek failleri cezasız kalmıştır.
Yaklaşık 20 yıla yakın süren yargılamalar, Aleviler için adalet üretmemiş; aksine cezasızlığı kurumsallaştırmıştır. Verilen sınırlı cezalar, Alevilere yönelik işlenen bu vahşetin ağırlığıyla hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Bu tablo, Kanlı Maraş Katliamı’nın yalnızca sokaklarda değil, mahkeme salonlarında da Aleviler aleyhine devam ettiğini göstermektedir.
|
|
|
|
|
|
CEZASIZLIK, DEVAM EDEN TRAVMA VE TARİHSEL SORUMLULUK
Kanlı Maraş Katliamı’yla yüzleşilmemesi; Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de ve başka birçok yerde Alevilerin yeniden hedef alınmasının önünü açmıştır. Çünkü Alevilere karşı işlenen ve cezasız kalan her suç, bir sonrakine zemin hazırlamıştır.
Alevi toplumu için Kanlı Maraş yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay değildir. Bu katliam, halen süren bir travma, hâlâ açık bir yaradır.
Bizler, Anadolu’nun kadim Alevi inanç ve kültür mirasını temsil eden kurumlar olarak açıkça ifade ediyoruz:
Kanlı Maraş Katliamı, Alevilere karşı işlenmiş bir insanlık suçudur ve zamanaşımıyla örtülemez.
TALEPLERİMİZ
Bizler bir kez daha ilan ediyoruz:
Kanlı Maraş’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Alevilerin inancı, kimliği ve yaşam hakkı hedef alındığında susmayacağız.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR
İMZACI KURUMLAR